Haber

Engelli Mahkûmun İntihar Soruşturması Anayasa Mahkemesine Taşındı

TEKİRDAĞ’da ‘antisosyal kişilik bozukluğu’ tanısı konulan engelli Resul Can Demir’in (27) cezaevinde intiharına ilişkin soruşturmalar takipsizlikle sonuçlandı. Belgenin bir üst mahkemenin itirazı üzerine reddedilmesi üzerine Demir ailesinin avukatı İsmail Hakkı Osmançelebioğlu, soruşturmanın eksik olduğunu ileri sürerek konuyu Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı.

Çocukluğunda Konya’da geçirdiği trafik kazası nedeniyle yüzde 41 bedensel engelli olan ve farklı zamanlarda karıştığı ‘yaralanma’ hatalarından dolayı cezaevine giren Resul Can Demir, sırasıyla Konya, Tokat ve Kocaeli cezaevlerine gönderildi. . Cezaevinde kalan Demir’e, Kocaeli Üniversitesi Hastanesi’nde yapılan kurul muayenesinde ‘antisosyal kişilik bozukluğu’ tanısı konuldu. Teşhis konulan Demir, en son Tekirdağ F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna sevk edildi. Buradaki hücrede tek başına tutulan Demir, 2022 yılının Mart ayında çarşaflarını ranzaya bağlayarak intihar etti.

MAHKEME TAKİP ETMEME KARARINI BOZDU

Demir’in intiharına ilişkin savcılığın başlattığı soruşturma takipsizlikle sonuçlandı. Bunun üzerine ailenin avukatı İsmail Hakkı Osmançelebioğlu karara itiraz etti. İtirazın kabul edilmesinin ardından başlatılan soruşturmada; Cezaevindeki kamera kayıtları incelenerek olay günü görevli infaz koruma memurlarının ifadeleri alındı. Savcılık bu soruşturma dosyasına takipsizlik kararı verdi. Bunun üzerine ailenin avukatı Osmançelebioğlu, Tekirdağ 1. Sulh Ceza Hakimliği’ne başvurdu. Başvurunun ardından mahkeme, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi’nin, kamu kurum ve kuruluşlarının, devletin koruması ve denetimi altında bulunanların kendilerine verdikleri zarardan sorumlu olacaklarını belirten kararlarına dikkat çekerek, soruşturmanın eksik yürütüldüğünü belirterek, ikinci kez verilen takipsizlik kararını iptal ederek belgeyi savcılığa geri gönderdi.

SAVCILIK SORUŞTURMA BAŞLATMADI

Bunun üzerine savcılık soruşturmayı başlatmayınca ailenin avukatı Osmançelebioğlu, bir üst mahkeme olan 2. Sulh Ceza Hakimliği’ne başvurdu. Mahkeme heyeti, “Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kovuşturmaya yer olmadığı yönündeki kararı, toplanan delillere uygun olarak verildiği ve soruşturmanın genişletilmesini gerektirecek bir eksiklik bulunmadığı” gerekçesiyle itirazı reddetti. Dosyanın incelenmesi sonucunda kararın kesinleşmesine karar verildi.” İtirazların reddedilmesi üzerine aile, belgeyi Anayasa Mahkemesi’ne götürdü. Dosya komisyon tarafından incelendi.

‘Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali iddiasında bulunacağını düşünüyoruz’

Demir ailesinin avukatı İsmail Hakkı Osmançelebioğlu, “Etkili soruşturma yükümlülüğünü yerine getirmek amacıyla soruşturmayı süreç boyunca takip ettik. Böyle bir olayda tatmin edici bir noktaya gelinmemesi, birden fazla soruşturma belgesiyle olaya ışık tutacak” dedi. Soruşturmayı yürüten makamın yetersizliğidir. Olağan kanun yollarını tükettikten sonra AYM’ye başvurduk. Olayı taşıdık. Yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasının olduğu soruşturmalarda, soruşturmayı yürüten makamların gerekli tedbirleri alması gerekiyor. Mağdur tarafa müdahale etme ve soruşturmayı yönlendirme imkanı verilmiş; ailenin talepleri sürekli göz ardı edilmiştir. AİHM ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre, bir kamu kurumunda devletin denetimi altında olan kişi” İntiharından devletin ve devlet yetkililerinin sorumlu olduğu açıktır. Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararı vereceğini düşünüyoruz” dedi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

-
Başa dön tuşu